dokunuşların ne güzel diyebilirsin.
durma!
burası bizim hayali dünyamızsa,
korku yok bundan sonra!
sadece sen,ben,ve renklerimiz var.
ne yarım kalmış hikayeler,
ne gözyaşı,ne yalan,
ne de teselli olsun burada.
burası bizim kendimizi en tatlı şekilde kandırdığımız
hayalimizse eğer,
kötü olan hiçbirşeye yer olmamalı.
şimdi buluşabilir iki gül kurusu dudak.
şimdi birbirine değebilir yavaşça kirpiklerimiz.
şimdi sıcaklığın sıcaklığıma,
sıcaklığım sıcaklığına karışabilir özgürce!
burası bizim rüyamızsa eğer,uyanmadan
önce tadını çıkarmalıyız keyiflice!
ne geride kalmış bir hikayenin hatıraları,
ne siyah,ne gri!
ne başka bir çift göz var,
ne başka renkte bir dudak!
yalnızca ben,
yalnızca sen.
ellerimiz kavuşabilir şimdi.
bedenimiz kanatlanıp uçabilir.
gülmekten gözlerimizden yaş gelene kadar
içelim bu gece.
korkma,her ne kadar sarhoş olsanda
beni görebilirsin burada kaldıkça.
korkma,her ne kadar bunun
bir rüya olduğunun farkında olsanda
gerçekleştirebilme ihtimalini unutma.
korkma,her ne kadar herşey imkansız olsada
her zaman bir umut vardır yaşadıkça.
korkma,kabuslar dokunamazlar renkli rüyalara.
korkma,kimse bizi bulamaz burada.
kimse ellerimizi ayıramaz.
her ne kadar çok isteseler de,
bu bizim dünyamız.
şimdi çalsın anathema,
parisin ışıklarını rüyamıza taşısın.
yalnıza ben ve yalnızca sen.
eksiği yok,fazlası yok.
yıldızları tutup saçıma tak.
ay'ı alıp boynuma geçir.
geceleri parlayabileyim böylece.
güneşi saçlarıma sür.
bulutları üstüme giydir.
sabahları her yeri aydınlatabileyim böylece.
senin gökyüzün olmaktan
daha güzel bir şey
yok..
alıntı
.